Yolculuk Günlükleri #1: Bitti Dediğin Yerden Başlayan Yol
- Serdar Kaşkaya
- 30 Oca
- 2 dakikada okunur
Çoğu insan yolun bittiği yerin bir "liman" olduğuna inanır. Bir kapıyı kapatınca her şeyin duracağını, o meşhur "huzura" erince mücadelesinin son bulacağını sanır.
İlk kitapta (çok yakında kalplerinize misafir olacak olan o sükûnet yolculuğunda), bir "Mühür"den bahsettik. Kalbi gürültüden arındırmaktan, dilsiz bir resitalin provasını yapmaktan... Ama dürüst olalım; fırtına dindiğinde, sular çekildiğinde geriye sadece berraklık kalmaz. Suyun dibindeki o karanlık balçık, o unutulmuş anılar ve susturulmuş öfkeler de gün yüzüne çıkar.
İşte tam bu noktada yeni bir soru doğuyor: Sessizliği buldun, peki ya içindeki o hırçın sesle ne yapacaksın?

İki Ses, Tek İnsan
İçimizde her zaman iki büyük güç çarpışır. Biri, bize hep daha iyisini, daha doğrusunu, daha dinginini fısıldayan Muavin; diğeri ise bizi hayatta tutmaya çalışan ama bunu yaparken hırçınlaşan, bizi yoldan çıkaran, "kendini ispatla!" diye bağıran o karanlık yanımız: Gölge.
Gölge aslında kötü değildir. Gölge, sadece çok yorulmuş bir koruyucudur. Çocukken yediğimiz o ilk tokatta, reddedildiğimiz o ilk aşkta, haksızlığa uğradığımız o ilk kavgada doğmuştur. Bizi korumak için sert bir kabuk örmüş, maskeler takmış, bazen de can yakmıştır.
Gölge Soruyor, Muavin Yanıtlıyor
Blog dizimizin bu ilk adımında, bu iki sesin bitmek bilmeyen çekişmesine bir kulak verelim:
Gölge: "Neden hala bu yoldasın? Bak, herkes seni geçti. Herkes daha fazlasına sahip. Senin o 'sükûnet' dediğin şey zayıflıktır. Kalk ve dünyaya kim olduğunu göster!"
Muavin: "Dünyaya kim olduğunu göstermek mi, yoksa kim olduğunu 'olduğun gibi' kabul etmek mi? Gerçek güç, yumruğunda değil; o yumruğu neden sıktığını anlayabilmekte gizlidir."
Sizin Gölgeniz Size Ne Fısıldıyor?
Bu blog serisi boyunca, sadece bir kitabın hazırlığını yapmayacağız. Sizinle birlikte; başarının maskesini, vefanın ağırlığını, boşluğun sesini ve öfkenin ateşini konuşacağız.
Şimdi, bu yolculuğun ilk durağında kendinize şu soruyu sorun: "Eğer kimse izlemiyor olsaydı, taktığınız o 'mükemmellik' maskesinin altında nasıl bir insan nefes alıyor olurdu?"
Cevabı hemen vermeyin. Sadece o soruyla biraz yürüyün.
Çünkü yol, bittiği yerden yeniden başlıyor ve bu sefer, yanımızda sadece ışığımız değil, gölgemiz de var.
Vesselam...

Yorumlar