Kendi Labirentinde Kaybolmak mı, Kendini Bulmak mı?
- Serdar Kaşkaya
- 18 Şub
- 1 dakikada okunur
"İçimizdeki koridorlar bazen o kadar uzundur ki, yankımız bize yabancı birinin sesiymiş gibi gelir. Oysa o ses, en saf halimizdir."
Hepimiz bir hayat yaşıyoruz ama kaçımız kendi içimizdeki o derin koridorlarda yürümeye cesaret edebiliyoruz? Genellikle dış dünyanın gürültüsüyle, başkalarının beklentileriyle ve bitmek bilmeyen "yapılacaklar listeleriyle" o kadar meşgulüz ki; ruhumuzun en kuytu köşelerinde biriken tozları fark etmiyoruz bile.
Muavin’in bu durağında, yönümüzü dışarıdan içeriye çeviriyoruz. İçsel yolculuk, sadece huzurlu bir meditasyon seansı ya da birkaç güzel sözden ibaret değildir. Aksine, kendi derin koridorlarına girmek; bazen unutmak istediğin hatıralarla, bazen de yüzleşmekten korktuğun o "eksik" yanlarınla karşılaşmaktır.
Çoğu insan içindeki o karanlık odaların kapısını kilitli tutar. "Oraya bakmazsam, orada bir sorun yoktur" diye düşünürüz. Ancak o kilitli odalardaki duygular, biz onlara bakmadıkça hayatımızın akışını gizlice yönetmeye devam eder. Korkularımız, öfkelerimiz ya da bastırdığımız hayallerimiz... Hepsi o koridorlarda bir gün fark edilmeyi bekler.
İçsel yolculuğun derin koridorlarında yürürken fenerimiz "farkındalık"tır. Attığınız her adımda, aslında kendinize dair bir yükten kurtulursunuz. Kendini bilmek, sadece iyi yönlerini sevmek değil; karanlıkta kalan yanlarına da şefkatle bakabilme sanatıdır.

Bu koridorlarda yürürken bazen kendinizi çok yalnız hissedebilirsiniz. Ama bu yalnızlık, aslında bir "yalınlaşma" sürecidir. Sahteliklerden, maskelerden ve dışarıya verdiğimiz o "mükemmel" imajından sıyrıldıkça, geriye sadece en çıplak ve en gerçek halimiz kalır.
Kitapta da dediğim gibi; "Ruhun derinliklerine inmekten korkma. Çünkü en kıymetli hazineler, her zaman en derindeki odalarda saklıdır."
Bugün dur ve kendine sor: İçindeki hangi odanın kapısını uzun zamandır açmıyorsun? Hangi koridordan geçmek seni korkutuyor? Unutma, o koridorun sonunda seni bekleyen kişi, özlediğin "SEN"den başkası değil.
Bu yazı, yakında raflarda yerini alacak olan "MUAVİN" kitabının "İçsel Yolculuğun Derin Koridorları" bölümünden esinlenerek kaleme alınmıştır.




Yorumlar