Yollarda Olmak: Düşüncelerin Sessiz Yolculuğu
- Serdar Kaşkaya
- 29 Oca
- 2 dakikada okunur
Yollarda olmak bazılarına göre sadece bir yerden bir yere gitmek değildir. Kimileri için yolculuk, hayatın en özgür hâlidir. Çünkü yollar, insana hem dışarıyı hem içini gösterir.
Her virajda farklı bir manzara, her mola yerinde farklı bir hayat görürsün. Önünden geçen arabaların içindeki insanların hikâyelerini düşünürsün: Acaba nereye gidiyorlar, hangi telaşın içindeler, hangi hayalin peşindeler? Bazen yanlarından geçerken bir kahkaha attıklarını görürsün, bazen sessiz bir yüz ifadesi yakalarsın. Ve şunu fark edersin: herkesin kendi yolculuğu vardır aslında.
Gece yolculukları başka bir boyuttur mesela. Karanlıkta uzaktan parlayan bir ışık huzmesi görürsün; orada birilerinin yaşadığını bilirsin. Aklına gelir: Biz yolda ilerlerken, onlar belki sıcak bir evde televizyon izliyor, belki dostlarıyla sohbet ediyor.
Yollar sadece manzaraları değil, zihnimizin karmaşasını da taşır. Çözemediğimiz sorunlar bazen yol çizgilerinde sırayla dizilir; bazen bir sokak lambasının altında aydınlığa kavuşur. Belki de bu yüzden, kafamız çok dolduğunda kendimizi yollara vururuz. Çünkü yol, çözümün kendisi olmasa da düşünmenin en doğal mekânıdır.
Yollarda olmak insana, kendi yolunun başkalarının yoluyla nasıl kesişmediğini ama aynı gökyüzünü paylaştığını hatırlatır. Herkesin hayat yolu farklıdır; hedefleri, hayalleri, yönleri birbirinden ayrıdır. Bazen bir dostla yolumuz uzun bir süre yan yana gider, bazen ise sadece kısa bir mesafe eşlik eder. Tıpkı yollarda yan yana akan arabalar gibi… Bir noktadan sonra yollar ayrılır, her birimiz kendi rotamıza döneriz. Ama aslında paylaşılan zaman değil hislerdir.

Yol üzerinde birbirimizi görüyoruz belki ama gittiğimiz yönler çoğunlukla ayrı. Bir an için yan yana ilerlesek bile, biraz sonra ayrılıp kendi rotamıza dönüyoruz. Tıpkı hayatta olduğu gibi: İnsanlarla yollarımız kesişir, bazen kısa bazen uzun bir yolculuk paylaşırız ama nihayetinde herkesin varacağı yer kendi kaderidir.
Sadece yol arkadaşın sana sonuna kadar eşlik eder. Kaderini paylaşır. Seninle aynı arabada, aynı yolda gider aynı yerleri görür aynı düşüncelere dalarsın Belki o sana bir şarkı açar, sen dışarıdaki manzaraya dalarsın. Belki sen suskunlaşırsın, o sana çaktırmadan elini uzatır. Yol bazen uzun, bazen zorlu, bazen de çok keyifli olur. Ama günün sonunda bilirsin ki, yanındaki yol arkadaşın hep seninledir. Ve hayat yolunda bundan daha büyük bir huzur yoktur.
Muavin der ki;
Ne kadar zor olsa da uzun bir yolculuktasın bunu unutma, yollarda o kadar çok şey görürsün ki yolun kurallarını artık bilirsin ve ona göre davranırsın. Etrafta kural tanımaz yol bilmez kişiler olsa da yolda kalmaya çalışırsın. Etrafına da anlatırsın anlayanın yolu keyifli olur.
Vesselam...




Yorumlar