Hayatta İstediğiniz Her Şey Korkunun Diğer Tarafında (George Addair)
- Serdar Kaşkaya
- 23 Oca
- 3 dakikada okunur
Bu cümle kulağa basit gelir ama içinde bir insanın bütün dönüşüm hikâyesi saklıdır. Çünkü korku, çoğu zaman bizi durduran şey değil; bizi olduğumuz yere zincirleyen görünmez bir kapıdır. O kapının önünde yıllarca bekleriz. Kapıyı açmak isteriz ama elimiz titrer. Korkunun kapısını cesaret açar. İçimizden bir ses “ya olmazsa?” diye fısıldar ama olmayan sadece korkuyu yenememek konfor alanından çıkamamaktır. Cesur olamamaktır. Hayatı tek düze yaşamaya devam etmek demektir.
Korku, Hayatın Eşiğidir
Korku aslında bizi korumak için vardır. Ama çoğu insan, korkuyu bir uyarı sistemi olarak kullanmak yerine bir yasak tabelası gibi okuyup geri döner. Oysa korku, yanlış bir şey yaptığınızın değil; büyümenin eşiğine geldiğinizin işaretidir. o eşiği aşmak için cesur olmak gerekir. Tıpkı derin bir nefes almadan suya atlayamamak gibi… Korkunun en yoğun olduğu an, çoğu zaman sıçramadan önceki andır.
Bir şey seni korkutuyorsa, iki ihtimal vardır:
Ya gerçek dışı bir senaryo zihnini esir almıştır,
Ya da gerçekten ihtiyacın olan değişim seni çağırıyordur.
Ve insanlar genelde ikincisini hissettikleri için korkarlar. Hayat cesur olanları yazar, korkup kendini değiştiremeyen insanlar ise bu hayattan sadece akıp gider.

Korkunun Diğer Tarafı: Maskesiz Sen Olmak
Bir adım attığında, o görünmez duvarın aslında sadece zihninde olduğunu fark edersin. Korkunun diğer tarafında:
Cesaret vardır,
Kendine saygı vardır,
Ve en önemlisi, kendi hayatını inşa etme gücü vardır.
Hayallerinize ulaşmak için dev adımlar atmanıza gerek yok. Bazen sadece “denemek” bile seni diğer tarafa geçirir. Çünkü denemek, korkuya rağmen hareket etmektir. Ve işte büyüme tam olarak burada başlar.
Korkudan Kaçmak Yerine Onunla Konuş
Korku yok olmaz; dönüşür. Onu görmezden geldiğinde büyür, artık cesaret yok olmuştur.
Kendine şunu sor:
“Beni durduran ne?
Yapamazsam ne olur?
Yaparsam hayatımda ne değişir?”
Bu sorular, korkunun sis perdesini dağıtır ve seni gerçeğe taşır. Çoğu zaman fark edeceğin şey şudur: “Korktuğum şey gerçek değilmiş.”
Ya Cesaret Sadece Bir Adım Uzaklıktaysa?
Bazı insanlar hayatlarının korkuya teslim eder. Bazıları ise bir adım atar ve hayatları tamamen değişir.
Fark tek bir cümlede saklıdır: “Hazırım.”
Hazırım demek, korkunun bitmesi değil; korkuya rağmen yürümek demektir. Çünkü cesaret, korkusuzluk değil; korkuya rağmen bir adım atabilmektir. Titreyen dizlerle, hızlı atan bir kalple, aklındaki tüm “ya olmazsa?”lara rağmen ilerleyebilmek…
Hazırım demek, bilinmeyeni seçmek demektir. Bilmediğin bir yolun seni nereye götüreceğini düşünürken içindeki sesler çoğalır. Biri seni korkutur, biri seni durdurur, biri de “denemeye değer” der. Hazır olmak, işte o son sesi duymaya cesaret etmektir.
Hazırım demek artık cesurum demektir. Çünkü cesaret, dışarıdan gelen alkışlarla değil, içeriden gelen kabulle başlar. “Evet, korkuyorum ama yine de devam ediyorum” diyebilmektir. Bu cümleyi söyleyen bir insan zaten yarısını kazanmıştır.
Hazırım demek, en sonunda kendiniz için yaşamaya başlamak demektir. Başkalarının beklentilerinden, eleştirilerinden, kurallarından sıyrılıp kendi yolunu çizebilmektir. Kendini seçmek, herkesin seni seçmesinden çok daha değerlidir.
Ve unutma: Korkunun kapısını sen açmazsan kimse açmaz. Kimse senin adına o adımı atmayacak, kimse senin yerine o bilinmeyene yürümeyecek. O kapı sana bakıyor; içinde sakladığın tüm ihtimallerle, tüm gücünle, tüm cesaretinle seni bekliyor...
Hayatta istediğiniz her şey, gerçekten de korkunun diğer tarafındadır. Kendinizden kaçtığınızda değil, kendinize yaklaştığınızda bulursunuz. Beklediğiniz mucize, cesaretinizdir ve bazen bütün hayatı değiştiren şey, yalnızca bir adımdır.
Muavin der ki;
Cesur ol, cesaret delice şeyler yapmak değil, korkunun üzerine gidip sorunu çözmek demektir. dönüşümden korkanın karakteri de zayıftır.
Vesselam...




Yorumlar